-
VAHAP DABAKAN Pirincin Taşları
Tarih: 15-06-2026 10:40:00
Güncelleme: 15-06-2026 10:40:00
(1.Bölüm.)
İnsanlık tarihi, askeri ordularla yapılan işgalleri, sınırları zorlayan savaşları yaza yaza bugüne geldi. Ancak 21. yüzyılın en sinsi, en organize ve en yıkıcı işgali cephelerde değil; evlerimizin içinde, çocuklarımızın avuçlarının arasındaki ekranlarda ve sokakların karanlık köşelerinde yaşanıyor. Bugün karşımızda sadece kimyasal maddelerden ibaret bir bataklık yok; karşımızda milyarlarca dolarlık bütçesiyle gençliğin ruhunu, iradesini ve geleceğini rehin almak isteyen küresel bir “bağımlılık endüstrisi” var…
Geçtiğimiz günlerde İzmir’in duayen basın mensuplarıyla bir araya gelen Okullara teslim ettiğimiz çocuklarımızın okul ilişkilerinin, çalıştığı derslerin ne kadar başarıya ulaştıran Öğretmenlerimizin Başındaki İl Yöneticisi olan İzmir İl Milli Eğitim Müdürü ve Yeşilay İzmir Şube Başkanı Dr. Ömer Yahşi, tam da bu kanayan yaraya parmak basarak hepimizin vicdanına adeta bir mühür vurdu…
Toplantıda söylediği şu cümle, aslında toplumsal olarak içinde bulunduğumuz tehlikenin, için için kanayan yaranın da, vermemiz gereken o büyük mücadelenin de sınırlarını çiziyor: “Bu endüstriye karşı bizim vereceğimiz hiçbir evladımız yok!”
Bir eğitimci ve sivil toplum lideri hassasiyetiyle konuşan Dr. Ömer Yahşi’nin bu haykırışı, alelade bir serzeniş değil, topyekûn bir seferberlik çağrısıdır. Çünkü bağımlılık, sadece bir bireyin sağlığını kaybetmesi hikâyesi değildir; bir insanın kendi varlığından, ailesinden, değerlerinden ve en nihayetinde vatanına, insanlığa hayırlı bir fert olma idealinden vazgeçmesi fitilini ateşleyen bir bomba, bir büyük felaket olduğunu belirtiyor…
Mazhar Osman’ın Mirası ve “Bağımsızlık Yılı” Ruhu
Geriye dönüp baktığımızda, bu toprakların bağımlılıkla mücadelesinin köklü bir geçmişe dayandığını görürüz. İşgal yıllarında, İngilizlerin gemiler dolusu içkiyi limanlarımıza indirerek Türk gençliğini uyuşturmayı, iradesizleştirmeyi ve böylece milli mücadele ruhunu baltalamayı hedeflediği o karanlık günlerde, 1920 yılında Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman ve arkadaşları Hilal-i Ahdar’ı, yani bugünkü “Yeşilay’ı” kurmuştu. O gün sıkılan o ilk kurşun, aslında bir ruhu kurtarma savaşıydı…
Bugün, o şanlı başlangıcın üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmişken, tehlike biçim değiştirerek, dijitalleşerek ve daha örgütlü bir şekilde kapımıza dayanmış durumda. Yeşilay İzmir Şube Başkanı Dr. Ömer Yahşi’nin de ifade ettiği gibi, günümüz de pandeminin çok daha ötesinde, sessiz ama çok daha ölümcül bir yayılımla, Bazı gazeteciler, sanatçılar, Sese sanatçıları, bazı zenginlerde kullanımı yaygınlaşmış olan ve bugün için bağımlılıkla savaşmak ve bu mücadelenin yapılması zorunluluğuyla karşı karşıyayız…
İşte bu yüzden Yeşilay’ın ilan ettiği “Bağımsızlık Yılı” vizyonu, tam da İzmir’in kurtuluşunda o ilk kurşunu sıkan ‘Hasan Tahsin’ işgal karşıtı duruşuyla birebir örtüşüyor. Dr. Ömer Yahşi de bugün İzmir’den bağımlılığa karşı ilk Kurşunu sıkıyor. İzmir’de açılan 13 stratejik merkez ve yürütülen hummalı çalışmalar, bu kadim kentin genetiğinde var olan o “bağımsızlık” karakterinin ruhsal ve toplumsal boyuttaki tezahürüdür…
Tehlikenin Yeni Yüzleri: Elektronik Sigara ve Sanal Kumar Kuşatmasıyla gençliği saran sonrada boyunduruğu altına alıp taki canını almaya kadar yeltenen ve madde parası alamayınca en yakın Anne, Babasını bile gözlerini kıpırdatman öldüren ve adeta bir canavarlaşan ruha sardıran bu illetten kurtuluşun yolunu bizler çizeceğiz. Gençlerimizi bu canavarlara teslim etmeyeceğiz…
- Yolsuzluk, liyakatsizlik ve daha ötesi!
- Siyasette 45 dakikada neler yapılmaz ki…
- Buruk ve kaygılı bekleyiş bitmiyor!
- Türkiye, Somali’de açık deniz sondajı başladı!
- YUNANİSTAN’IN DENİZCİLİK HARİTASI RETEDELDİ!
- Hantavirüs Dünya'ya yayılacak yeni Covid mi?
- Türkiye düşmanları Paşinyan’a kulak vermeli!
- Güvenlik savaşı dijitalde artmaya başladı!
- Bu köşe yazıma siz de cevap vermeye çalışın!
- ABD-İsrail, İran savaşı ve uluslararası sistem!
- Küresel krizin 1 Mayıs kutlamalarına etkisi!
- Okullarda duyulmayan çığlıklar, görünmeyen yaralar!