-
VAHAP DABAKAN Pirincin Taşları
Tarih: 14-05-2026 00:14:00
Güncelleme: 14-05-2026 00:14:00
Son zamanlarda yaşanan ve Herkesi derinden sarsan sosyal medya - dijital platform kaynaklı toplumsal olaylardan herkes şikâyetçi. Peki, ne yapmalıyız ve bunun toplumsal etkileri üzerine başta siyasilerin ve ailelerin sorumluluğunu çok boyutlu acil olarak ele almalıyız…
Sınırlar Değil, Veri Deliniyor: Yeni Güvenlik Savaşı Dijitalde artmaya devam ediyor. Ülkemizde de dramatik sonuçlar yaşanmadan ivedi tedbirler almak hepimizin sorumluluğudur…
Aileler olarak her şeyimiz çocuklarımızı her şeyden koruduğumuzu düşünüyoruz. Ancak, çocuğumuz mutlu olsun diye dijital dünyada çocuğumuzu kontrolsüz, savunmasız bıraktığımızın farkında mıyız?
Maalesef gelecekte üzüleceğimiz keşke diyeceğimiz çok şeye zeminini bilmeden hazırlıyoruz. Sınırlarımızı koruyoruz ama çocuklarımızın zihni işgal altında. Bu artık bir ahlak değil, milli güvenlik meselesidir…
Devletler artık sadece topraklarını değil, vatandaşlarının dijital varlığını da korumak zorundadır. Siber tehditler, egemenliğin yeni sınavı olmaya başladı…
Dijital Tehdit: Egemenliğin Görünmeyen Sınırı; Dünya değişti. Savaşlar artık yalnızca tanklarla, tüfeklerle yapılmıyor. Bugün bir ülkenin güvenliği; sınır kapılarından çok, sunucularında, veri merkezlerinde ve dijital altyapısında belirleniyor. Artık saldırılar fiziki değil, siber. Hedefler toprak değil, veri ve en önemlisi; sonuçlar en az bir savaş kadar yıkıcı…
Yıllardır altını çizdiğim bir gerçek var: Dijital güvenlik, artık bir teknoloji meselesi değil; doğrudan bir milli güvenlik meselesidir.
Devletin klasik tanımı; sınırlarını koruyan, vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlayan yapı olarak yapılır. Ancak bu tanım artık eksiktir. Çünkü bireyler sadece fiziksel dünyada yaşamıyor. Kimlikleri, bilgileri, iletişimleri, hatta ekonomik varlıkları dijital dünyada da varlık gösteriyor…
Bu nedenle devletler, vatandaşlarının yalnızca fiziksel değil, dijital güvenliğinden de sorumludur…
Bugün bir banka sistemine yapılan siber saldırı, bir enerji altyapısının çökertilmesi ya da kamu verilerinin ele geçirilmesi; sadece teknik bir arıza değildir. Bu durum doğrudan egemenliğe yönelmiş bir tehdittir. Çünkü veri, yeniçağın petrolüdür. Onu kaybeden, kontrolünü de kaybeder…
Siber tehditlerin en tehlikeli yanı ise görünmez olmasıdır. Sessiz ilerler, fark edildiğinde çoğu zaman geç kalınmıştır. Toplumlar farkına varmadan yönlendirilir, algılar manipüle edilir, ekonomik dengeler bozulur. Bu nedenle mesele sadece bireysel güvenlik değil;
toplumsal istikrar ve devlet otoritesinin devamlılığıdır. Bugün birçok gelişmiş ülke, siber güvenliği doğrudan savunma politikalarının merkezine almış durumda. Siber ordular kuruluyor, dijital istihbarat güçlendiriliyor, kritik altyapılar özel koruma altına alınıyor. Çünkü biliyorlar ki; geleceğin savaşları görünmeden kazanılacak ya da kaybedilecektir…
Biz ise hâlâ bu konuyu çoğu zaman teknik bir detay olarak ele alıyoruz. Oysa bu yaklaşım büyük bir eksikliktir. Siber güvenlik; ertelenebilecek bir konu değil, derhal ele alınması gereken bir devlet politikasıdır…
Bu alanda geç kalmak, sadece teknoloji açığı değil; güvenlik açığıdır.
Artık yapılması gereken nettir:
• Ulusal siber güvenlik stratejisi oluşturulmalı
• Kritik altyapılar koruma altına alınmalı
• Dijital tehditlere karşı hızlı müdahale mekanizmaları kurulmalı
• Gençler ve toplum dijital güvenlik konusunda bilinçlendirilmelidir
Çünkü bu mesele sadece devletin değil, toplumun da meselesidir. Egemenlik artık sadece kara, hava ve denizle ölçülmez. Dijital alanı koruyamayan devlet, geleceğini koruyamaz. Bu tehdit büyüyor, derinleşiyor ve artık kapımızda değil, içimizdedir. Gecikmenin bedeli ağır olur. Nitekim de okul baskınları bunu gösteriyor. Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Derhal önlenmelidir…
- Bu köşe yazıma siz de cevap vermeye çalışın!
- ABD-İsrail, İran savaşı ve uluslararası sistem!
- Küresel krizin 1 Mayıs kutlamalarına etkisi!
- Okullarda duyulmayan çığlıklar, görünmeyen yaralar!
- DEMOKRASİ ÜNİVERSİTESİ VE REKTÖR KARAHASANOĞLU’NUN VİZYONU!
- ANTALYA DİPLOMASİ FORMU’NUN YANKILARI!
- Kamu ile özel okullar arasındaki fark katlanarak açılıyor!
- Ekonominin gerçeği: Mersin’in çarşı pazarın da!
- EMNİYETİN GÖRÜNMEYEN YÜKÜ VE 181 YILLIK ADANMIŞLIK!
- EN GÜZEL ÇİÇEKLERİN KONDUĞU MEZARLIKLAR VE EŞİTSİZLİKLER!
- BÖLGEMİZDEKİ SAVAŞIN GÖLGESİNDE GELEN MİLLİ TEBESSÜM!
- ABD himayesiyle barbarlığa mı yürünüyor?