-
VAHAP DABAKAN Pirincin Taşları
Tarih: 31-08-2026 00:02:00
Güncelleme: 31-08-2026 00:02:00
(2. son bölüm)
Yazımın başlığından da anlayacağınız gibi PKK’nın sonlandırılmasında 2. Ve son bölümünü okuyacaksınız.
Sonra bölgesel denklem değişti. Suriye değişti. Kobani geldi. Türkiye’nin iç siyaseti sertleşti. Seçim hesapları devreye girdi. Karşılıklı güvensizlik büyüdü. 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe’de silahlı mücadelenin bırakılması yönünde çok önemli bir toplantı yapılmışken birkaç ay sonra Türkiye yeniden ölümleri konuşmaya başladı. Suruç katliamı yaşandı, Ceylanpınar’da iki polis öldürüldü, PKK ile çatışmalar ve askerî operasyonlar yeniden yoğunlaştı. Ağustos 2015’e gelindiğinde dönemin Cumhurbaşkanı Erdoğan sürecin “buzdolabında” olduğunu söylüyordu…
Burada “Devlet bozdu” demek çok eksiktir. “PKK bozdu” demek. “Siyasetçiler bozdu” demek de tek başına yetmez. Çünkü uzun çatışmalar yalnızca insanları öldürmez; kimlikler de üretir. Kırk yılı aşkın kendisini düşmanına bakarak tanımlayan bir topluluğa bir sabah “artık düşman değilsiniz” dediğinizde psikolojik boşluk ortaya çıkabilir. Taraflar bazen yaklaşır, sonra aniden uzaklaşırlar. Bu bir akordeon hareketine benzer. Yaklaşımın ve uzaklaşmanın doğru yönetilmesi sonucunda eski korkular ortadan kalkar…
Eskilerde Türkiye’nin yaşadığı biraz da buydu. Biz siyasi takvimi yönettik; psikolojik takvimi yönetemedik. Yasa yaptık, heyet kurduk, görüşme yaptık, açıklama yaptık; fakat Türklerle Kürtlerin birbirlerine ilişkin bilinçdışındaki korkularını yeterince kuramadık. Türk’e, “Bir Kürt kendi kimliğini güçlü biçimde ifade ettiğinde sen neden ülkenin bölüneceğini düşünüyorsun?” diye yeterince soramadık…
Kürt’e, “Türk toplumunun PKK karşısında neden yalnızca milliyetçilik olarak okuyorsun?” diye de yeterince soramadık. Ve belki en önemlisi, ikisine birlikte şu soruyu soramadık: Birbirinizden vazgeçmeden birbirinizi değiştirmeye çalışmaktan vazgeçebilir misiniz?
Bugün yeni bir fırsat varsa, geçmişin hatasını tekrar etmemeliyiz. Bu defa mesele yalnız silah bırakılması olmamalıdır. Ama silah bırakılmasını küçümsemek de büyük hata olur. Bir çocuğun daha babasız kalmaması, bir annenin daha evladını toprağa vermemesi, bir askerin, bir Polisimizin daha ölmemesi, bir Kürt gencinin daha dağa çıkmaması başlı başına muazzam bir kazanımdır…
Ardından hukuk gelmelidir. Sonra siyaset. Ama aynı anda psikoloji de gelmelidir. Hafıza gelmelidir. Yas gelmelidir. Empati gelmelidir.
Barış, farklılıkların ortadan kaldırılması değildir. Hatta bazen insanların farklılıklarının açıkça tanınması, birbirleri tarafından “yutulacakları” korkusunu azaltır…
Kürt, Kürt olduğunu söylediğinde Türk küçülmez. Türk, ülkesinin bütünlüğünü savunduğunda Kürt yok olmaz. Bir annenin PKK tarafından öldürülen oğlunun yasını tutmak, bir başka annenin devletle yaşadığı acıyı inkâr etmeyi gerektirmez. Devletin (Eski Yönetimlerin) geçmişte yaptığı yanlışları konuşmak devleti yıkmaz. PKK’nın işlediği cinayetleri açıkça mahkûm etmek Kürt kimliğini aşağılamaz. Belki olgun bir ülke olmak tam olarak budur: Kendi gerçeğimizi korurken karşımızdakinin gerçeğine de yer açabilmektir…
Türkiye’nin yeni sürecinin başarısı çıkarılacak yasanın kaç maddeden oluştuğuyla ölçülmeyecek. Asıl sınav yasa çıktıktan sonra başlayacak. Çünkü silahları susturabilirsiniz. Fakat hafızayı susturamazsınız. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle suç işleyenler hariç, Türk – Kürt halkaları kucaklanması sağlanacaktır. Bunları ancak konuşarak, yasını tutarak, birbirimizin hikâyesinde kendimize de bir yer açarak aşabiliriz.
Türkiye, yıllar önce PKK’ya uzattığı reçetenin bence en önemli tarafı buydu. O bize aslında Kürt meselesinin nasıl çözüleceğini anlatıyordu. PKK Dış güçlerin kışkırtmasıyla bu uzatılan reçeteyi “Red etti.” Birbirinizi çözmeye çalışmaktan kaçtı.
İlkinde bunu tamamlayamadık. Bu kez tamamlamak zorundayız. Çünkü bazen bir ülkenin geleceği, kimin kazandığına değil, artık kimsenin kaybetmek zorunda olmadığı bir düzen kurup kuramadığına bağlıdır…
- Kürt meselesinde siyasetçilerin başarısı PKK’yı sonlandırdı!
- ARDI ARKASI KESİLMEYEN ASAYİŞİ BOZAN OLAYLAR!
- Yaşlanan nüfuslar ve vekâlet savaşçısı Zelensky!
- Tartışılan çerçeve yasasının içeriği nedir?
- Çocuk büyütmek, bir kapıyı açmayı başarmaktır!
- Şiddet sadece evde değil, trafikte, sokakta, Tv dizilerinde!
- Kurdaki baskılanmanın ekonomideki etkileri!
- Beklentileri, sorunları zaman halledir mi?
- BOOM, BOOM TEL AVİV, ŞİMDİ TSUNAMİ GELİYOR!
- Siyasetçinin korunması, hiçbir şeyi kabul etmemek!
- ÜLKE NÜFUSU VE AİLE ELİMİZDE KALAN SON KALE!
- YEREL YÖNETİM DEHASI VE BELEDİYELERİ DÜŞÜNDÜREN KONYA AYNASI!