-
VAHAP DABAKAN Pirincin Taşları
Tarih: 08-06-2026 10:43:00
Güncelleme: 08-06-2026 10:43:00
Yaşlandıkça eskileri çokça anmaya mı başlıyoruz, yoksa şimdilerde yapılan bazı işlerde acelecilik veya yapılanların beğenilmediği mi ortaya çıkıyor?
Bazende acelecilik, insanların başlarına dert açıyor. Bir işi yaparken iyi düşünüp taşınmak ve bir bilene sorarak doğru işi yapmak daha faydalı olur. Bizim Türk Atasözü var: “Erken öten Horozun kafasını keserler” Burada ne demek istediğimizi siz anlıyorsunuz. “Kızım sana söylüyorum. Gelinim sen anla.”
Yazımın başında yazmış olduğum gibi yine döndük dolaştık eskilere geldik. Eskiden söylemlerimizde siyaset yerelden olur diye söylenirdi. Kahvehanelerde, esnafların dükkânlarında yapılırdı…
Siyasette olanı biteni, piyasada ve insanlar arasında nelerin konuşulduğunu durumları anlamak için oralara iyi bakmak gerek Ayakkabı boyacısı, taksici esnafları bu konularda çok iyi gözlemcilerdir ve çok iyi dinleyicilerdir diye söylenirdi…
Bugün günümüzde de hala bunu söylemek mümkün görülüyor. Zaten özellikle bazı bölgelerde bu kültürün hala devam ediyor olduğunu söylemek yanlış olmaz…
Halkın nabzını tutmak istiyorsanız halkın arasında dolaşacaksınız. Masa başında oturmakla olmaz bu işler. Günümüzde kahvehanelere ek bir de yeni moda olan kafeler eklendi. Kafelerde internet var… İşte belki de siyasetin konuşulabileceği yeni mekânlardır buraları. Gençliğe Genç insanlara önem veren siyasetçilerde Kahvehanelerin yanı sıra Kafelerde oturan gençlerin yanına gidiyor…
Maksatları kahve ve sohbet olan bu yerlerde sohbetler döner dolaşır piyasaya ve siyasete gelir. İşte nabızlar buralarda yoklanır… Sohbet olan yerlerde az biraz siyaset de olur. Her konuda olduğu gibi bu konu da tartışmaya açıktır. Her görüşe yer vermek gerekir. Zira eskiden gençlerin mekânları olarak adlandırılan kafelerde şimdilerde baktığımızda genç yaşlı toplumun her kesiminden insanlar ile karşılaşabiliyorsunuz…
Üniversite yıllarımızdaki ortamlarından alışkın olduğumuz Kafelerde kimi kahvesini içer sohbetini yapar. Kimi elinde bilgisayarı çalışır. Kimi ödev yapar. Sosyal konular buralarda çok daha rahat konuşulur…
Yarım saat en çok kırk beş dakika kadar zaman geçirseniz. Durumu üç aşağı beş yukarı anlarsınız… Üstelik 45 dakikada kahvenizi de içersiniz. Sosyal Medya da var. Kahvehane, kafe deyip geçmeyin siyasetin de içerisinde yer aldığı birçok şeyi anlamak için bana göre 45 dakika yeterlidir. Bir saati bulmaz. 45 dakikada önceden ısıtılmış fırında koyduğumuz kek bile pişer. Hamur 45 dakikada mayalanır. 45 dakikada bulunduğunuz bir şehirden bir Şehire bile gidersiniz. 45 dakika bir tartışmanın başlaması için yeterlidir…
Fakat sorunu çözmek isteyene 45 dakikalık toplantı da yeterli olur. Her gün 45 dakika yürüyüş yapsanız sağlığınıza iyi gelir der hekimler… 45 dakika deyip de geçmemek gerekir… 45 dakikada sınav sorularını yanıtlayıp bitirebilirsiniz. Sınav uzun değilse eğer. 45 dakikada izleyebileceğiniz kısa filimler veya TV programları bulabilirsiniz. 45 dakika ayırsanız sabah haberlerinde tüm memleket haberlerini izlersiniz. Bu 45 dakikada olanlar olur ama önemli olan son 45 dakikaya gelmeden yapılanlardır…
Siyasi partiler ziyaretleri de yapılır. Konuşulmak istenilenler yine 45 dakika da konuşulur. İstekler vardır kabul edilir, istekler vardır red edilir. Boşa konuşmak laf olsun beri gelsin demekten ileriye geçemez. Her şey konuşulur ama iş olmayacak olan vakti gelmemiş ortamı oluşmamış kurultaylar ve seçimlere gelince vakti zamanı gelince olur denir ve ziyaretleri sonlardırlar. 45 dakikalar çok önemlidir…
- Buruk ve kaygılı bekleyiş bitmiyor!
- Türkiye, Somali’de açık deniz sondajı başladı!
- YUNANİSTAN’IN DENİZCİLİK HARİTASI RETEDELDİ!
- Hantavirüs Dünya'ya yayılacak yeni Covid mi?
- Türkiye düşmanları Paşinyan’a kulak vermeli!
- Güvenlik savaşı dijitalde artmaya başladı!
- Bu köşe yazıma siz de cevap vermeye çalışın!
- ABD-İsrail, İran savaşı ve uluslararası sistem!
- Küresel krizin 1 Mayıs kutlamalarına etkisi!
- Okullarda duyulmayan çığlıklar, görünmeyen yaralar!
- DEMOKRASİ ÜNİVERSİTESİ VE REKTÖR KARAHASANOĞLU’NUN VİZYONU!
- ANTALYA DİPLOMASİ FORMU’NUN YANKILARI!